Kapat
Türk

Dîvânu Lugâti’t-Türk Nedir?

Dîvânu Lugâti’t-Türk, 1072 – 1074 yıllarında Arapça ve Türkçe olarak Bağdat’ta oluşturulan Türkçenin bilinen en eski sözlüğüdür.

Kaşgarlı Mahmud tarafından 11. Yüzyılda, Türk illerinin tek tek gezilmesi ile oluşturulan bu sözlük pek çok kişiyi kendisine hayran bırakmayı başarmıştır. İçerisinde pek çok kategorinin ve konunun yer aldığı bu sözlük hakkında sizlerde araştırma yapıyorsanız yazımıza kulak verebilirsiniz. Sizlere bu yazımızda Dîvânu Lugâti’t-Türk Nedir? Sorusunu cevaplandırarak sözlük hakkında detaylı bilgi vermeye çalışacağız.

Dîvânu Lugâti’t-Türk Nedir?

Dîvânu Lugâti’t-Türk, Batı Asya yazı Türkçesi ile birlikte Türk dilinin bilinen ilk sözlüğüdür. Dîvânu Lugâti’t-Türk 11. Yüzyılında asıl olarak Araplara Türkçe öğretmek için Kaşgarlı Mahmud tarafından hazırlanan bir eserdir. 25 Ocak 1072 yılında yazımına başlanılan eser yaklaşık olarak 4 kez düzeltildikten sonra 12 Şubat 1074 yılında tamamlanmıştır. Dîvânu Lugâti’t-Türk 1077 yılında ise Bağdat’ta bulunan dönemin halifesine sunulmuştur.

Dîvânu Lugâti’t-Türk Genel Özellikleri Nelerdir?

Dîvânu Lugâti’t-Türk eserinin genel özellikleri hakkında sizlere yukarıda kısaca bilgi vermeye çalıştık. Bunun yanı sıra bu güzel eserin genel özelliklerini listelemek gerekirse;

  • Dîvânu Lugâti’t-Türk 11. yüzyıl’da yazılmıştır.
  • Türkçenin ilk sözlüğü, antolojisi, ansiklopedisi ve dil bilgisi kitabı olarak gösterilmektedir.
  • Kâşgarlı Mahmud tarafından Araplara Türkçe öğretmek için yazılmıştır.
  • Dîvânu Lugâti’t-Türk içerisinde yaklaşık olarak 8000 Türkçe sözcük bulunmaktadır.
  • Sözcükleri örnekleyen destanlar, halk edebiyatı, şiirler ve atasözleri Türk Edebiyatına ışık tutmuştur.
  • Dönemin özelliklerini sunan sözcükleri içerisinde barındırmaktadır.
  • Dîvânu Lugâti’t-Türk, Karahanlı Türkçesi ile yazılmıştır.

Dîvânu Lugâti’t-Türk Nasıl Yazılmıştır?

Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün yazılışı 11. Yüzyılda Kaşgarlı Mahmud’un Türk illerini ve boylarını tek tek gezerek sözcüklerin derlenmesi ile oluşturulmuştur. Bazı sözcüklerin tanımlarında halk edebiyatına ve destanlara yer verilen Dîvânu Lugâti’t-Türk üzerinde aynı zamanda tarihi olaylarında örneklendirilmesini görebilmekteyiz. Bu durum aynı zamanda bizlere Türklerin o dönemki yaşamı ve boylar hakkında da bilgi vermektedir.

Eserin tümü ile incelenmesinde o dönem Türkleri ve boyların özellikleri ile ilgili olarak, mitolojileri, yer adları, coğrafyası, sosyal hayatı, halk edebiyatı ürünleri, ilk şiir örnekleri, kişi adları, boy adları, han adları ve destanlar hakkında bilgilere ulaşılabilmesi mümkündür. Bunun yanı sıra Türkçenin ses yapısı, söz dizimi, dil bilgisi, ağızların durumu ve yapısı, söz varlıkları ve sözcükler hakkında da detaylı bilgilere ulaşılmaktadır.

Dîvânu Lugâti’t-Türk Neden Yazılmıştır?

Kaşgarlı Mahmud tarafından oluşturulan bu eserin asıl yazılma nedeni olarak Araplara Türkçe öğretilmesi gösterilmektedir. 11. Yüzyılda Türk boylarına hakim olan ve İslamiyeti devlet dini haline getiren Karahanlı Devleti üzerinde Farsça’nın yanı sıra Arapça’nın da oldukça zengin bir dil olarak kullanıldığını söyleyebiliriz. Türkçe’nin de en az Farsça ve Arapça kadar zengin bir dil olduğuna vurgu yapmak isteyen Kaşgarlı Mahmud’un Dîvânu Lugâti’t-Türk’ü oluşturmasında bu hususunda da oldukça önemli bir paya sahip olduğunu söylenmektedir.

Dîvânu Lugâti’t-Türk Kaç Sözcükten Oluşur?

Dîvânu Lugâti’t-Türk madde başı bazlı olarak sözcük hesaplanmasında yaklaşık olarak 8.000 sözcük bulunmaktadır. Sözcükte boyların hepsine bir derleme yapılmamış olsa da Karahanlı Devletinin temelini oluşturan boylara yönelik birçok sözcüğe ulaşabilmeniz mümkündür. Baktığımızda, Oğuz boyuna ait 185 sözcük, Kıpçak boyuna ait 45 sözcük, Çiğil boyuna ait 39 sözcük, Argu boyuna ait 36 sözcük, Tuhsi boyuna ait 7 sözcük ve diğer boylara ilişkin binlerce sözcük örneklendirilerek içerikte yerini bulmuştur.

Dîvânu Lugâti’t-Türk Önsözü Nasıl Başlamıştır?

Kâşgarlı Mahmud, Dîvânu Lügâti’t-Türk’e şu sözlerle başlamıştır;

Esirgeyen, koruyan Allah’ın adıyla

“Allah’ın, devlet güneşini Türk burçlarından doğurmuş olduğunu ve Türklerin ülkesi üzerinde göklerin bütün dairelerini döndürmüş olduğunu gördüm. Allah onlara Türk adını verdi. Ve yeryüzüne hâkim kıldı. Cihan imparatorları Türk ırkından çıktı. Dünya milletlerinin yuları Türklerin eline verildi. Türkler Allah tarafından bütün kavimlere üstün kılındı. Hak’tan ayrılmayan Türkler, Allah tarafından hak üzerine kuvvetlendirildi. Türkler ile birlikte olan kavimler aziz oldu. Böyle kavimler, Türkler tarafından her arzularına eriştirildi. Türkler, himayelerine aldıkları milletleri, kötülerin şerrinden korudular. Cihan hâkimi olan Türklere herkes muhtaçtır, onlara derdini dinletmek, bu suretle her türlü arzuya nail olabilmek için Türkçe öğrenmek gerekir..”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapat